Yazdır
PDF

TKGM AÇILAN YÖNETMELİK İPTAL DAVASI

www.yapiyolsen.org tarafından yazıldı. on .

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN BAZI MADDELERİNİN İPTALİ İÇİN 22.05.2014 TE DAVA AÇILMIŞTIR.

DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA,

(Yürütmenin Durdurulması İstemlidir)

 

DAVACI          : Yol Yapı Altyapı Bayındırlık ve Tapu Kadastro Emekçileri Sendikası

                           (Yapı Yol Sen)

VEKİLİ             : Av. Çiğdem Tan

                        Ziya Gökalp Cad. 36/20 Yenişehir / ANKARA

DAVALILAR    : 1- Başbakanlık / ANKARA

                          2- Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü / ANKARA

KONU             :

A) 26.03.2014 tarih ve 28953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN;

  • 8. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “Kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda;  diğer görevlere görevde yükselme suretiyle veya unvan değişikliği suretiyle atanacak personelin ” ibaresinin,
  • 8. Maddesinin 5. Fıkrasında yer alanKadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.” düzenlemenin,   
  • 8. Maddesinin 6. Fıkrasında yer alan düzenlemenin tamamının,
  • 10. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “ Görevde yükselme suretiyle ilan edilen boş kadro sayısı kadar atama yapılmasında başarı puanı esas alınır. Başarı puanı kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu ve kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklar için sözlü sınav diğer kadrolara atanacaklar için yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir” ibaresinin,

Ve bu yönetmeliğin dayanağını oluşturan,

B) 15.03.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ ESASLARINA DAİR YÖNETMELİĞİN

  • 2. Maddesinin 2. Fıkrasının (ı) bendinin tamamının,
  • 8. Maddesinde yer alan “Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere” ibaresinin
  • “Sözlü Sınav” başlıklı 12/A maddesinin tamamının,
  • 12/B maddesinde yer alan “şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki diğer kadrolara atanacaklar için sözlü sınav; diğer kadro veya pozisyonlara atanacaklar için” ibaresinin öncelikle ve ivedilikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemidir.

AÇIKLAMALAR          :

 

1- EHLİYET

Müvekkil sendika, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununa göre, “kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için” kurulmuş bir sendikadır. Müvekkil sendikanın örgütlülük alanında, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü de bulunmaktadır. İşbu kurum bünyesinde çalışan üyeleri olduğundan; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ve bunun dayanağı Genel Yönetmelik müvekkil sendikayı doğrudan ilgilendirmektedir.

 

2- GENEL YÖNETMELİK

Dava konusu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği 26.03.2014 tarih ve 28953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve dayanağının Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik olduğu belirtilmiştir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte 2013 yılında bir takım köklü değişiklikler yapılmış ve Geçici 8. Maddede “Kurumlar, görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerini bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşünü alarak bu Yönetmeliğe uygun hale getirir.” denilmiştir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait dava konu yönetmelik de bu amir hüküm doğrultusunda hazırlanmıştır. Dolayısıyla dava konusu yönetmeliğin iptalini isteyebilmek için dayanak düzenleyici işlemin de iptali isteme zorunluluğu doğmuştur.

 

A) “HUKUK MÜŞAVİRİ” KADROSUNA SINAVSIZ ATAMA DÜZENLEMESİNİN İPTAL GEREKÇELERİ (Genel Yönetmeliğin 2/2. Fıkrasının (ı) bendi):

31.08.2013 tarih ve 28751 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yönetmeliğin 1.maddesi ile mevcut yönetmeliğin 2. maddesinin sonuna ı bendi ile “Avukat kadro veya pozisyonlarından hukuk müşaviri kadro veya pozisyonlarına (yapılacak atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.)” ibaresi eklenmiştir.

Yani, “AVUKAT” KADROSUNDAN “HUKUK MÜŞAVIRI” KADROSUNA SINAVSIZ ATAMA ÖNGÖRÜLMÜŞ OLUP, BU DÜZENLEME AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR.

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında gösterilen "Hukuk Devleti" ilkesi devlet ya da millet adına yetki kullanan tüm organ, kuruluş ve birimlerin bu ilke içinde hareket etmelerini zorunlu kılmakta; bu bağlamda yürütme organı ve idarenin tüm işlem ve eylemlerini hukuka uygun olarak kurması ve yapması gerekmektedir.

 Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde ve yasalarla verilen görevlerin yerine getirilmesinde idarenin kamu yararı amacına ulaşılabilmesinin, ancak bu koşullarla olanaklı olduğu açıktır. Bu nokta esas alınarak değerlendirme yapıldığında, davaya konu düzenlemenin bir dizi hukuka aykırı atama işlemlerine sebep olacağı açıktır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 3. maddesinde “sınıflandırma”, “kariyer”, “liyakat” olmak üzere üç temel ilke belirlenmiş, liyakat; "kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." şeklinde tanımlanmıştır.

Genel Yönetmeliğin 1 maddesinde, görevde yükselmede hizmetin gerekleri, liyakat ve kariyer ilkelerinin esas alınacağı belirtilmesine rağmen; belirtilen değişiklikle hukuk müşavirliği gibi önemli bir kadroya atanma görevde yükselme esasları dışında tutularak bu ilkeler çiğnenmiştir.

Hukuk Müşavirliğine atanmada liyakat ilkesi esas alınmadığından, Anayasanın 2 inci maddesinde yer verilen hukuk devleti ve 10 uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkelerini ihlal edecek mahiyette atamalar yapılmasına imkan tanınmış, düzenleme ile siyasi iktidarın kadrolaşmasının önü açılarak, kamu çalışanlarının çalışma barışı ve motivasyonu bozulmuştur.

Davaya konu düzenlemenin ve siyasi iktidarın kendisi gibi düşünen ya da kendisine yakın bulduğu personeli, objektif ve nesnel kriterlere uyulmadan yönetici kademelerine atamasının, hukuk devleti, liyakat, hukukun üstünlüğü, kamu yararı, hizmetin gerekleri, adalet ve eşitlik kavramları ile açıklanması mümkün değildir.

Nitekim Genel yönetmelikte 2010 yılında yapılan değişiklikler Konfederasyonumuz KESK’e bağlı Sendikalarca dava konusu yapılmış olup, Danıştay 5. Daire Başkanlığının 02.10.2012 tarihli ve E:2012/4736 sayılı ekli kararıyla aynı maddenin (e) bendinde yer alan ',Sosyal Güvenlik Kurumunda sosyal güvenlik merkezi müdürü kadroları, Spor Genel Müdürlüğünde gençlik merkezi müdürü kadroları, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünde yurt müdürü kadroları' ibaresi ile (g) bendinde yer alan; ',ilçe müdürü kadrolarına,' ibaresinin yürütmesi durdurulmuş ve iptal edilmişti.

Yapılan yeni düzenlemeyle Danıştay'ın iptal ettiği düzenleme genişletilerek yeniden Yönetmeliğe konulmuştur. Buna göre Yönetmeliğin 2'nci maddesinde sınavsız atanacaklar arasında sayılan hukuk müşaviri kadrosuna sınavsız atama yapılacağı hükmü getirilmiştir.

Kamu çalışanlarının; siyasi düşünce, üyesi oldukları Sendika, cinsiyet, ırk ve dini inanç gibi sebeplerle ayrımcı uygulamalara tabi tutulmasının hukuk kurallarıyla açıklanır bir yanı bulunmadığından keyfiyete sebep olacağı aşikar olan davaya konu dayanak düzenlemenin ivedilikle iptali gerekmektedir.

Zira Danıştay 5. Daire Başkanlığının 02.10.2012 tarihli ve E:2012/4736 sayılı emsal kararında açıkça; “Dava konusu yasal düzenleme ise, taşra teşkilatında yaygın olan Sosyal Güvenlik Kurumunda sosyal güvenlik merkezi müdürü, Spor Genel Müdürlüğünde gençlik merkezi müdürü, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünde yurt müdürü ve ilçe müdürü kadrolarını görevde yükselme sınavına tabi kadrolar kapsamından çıkarması, dolayısıyla bu kadrolara objektif kurallar çerçevesinde atama yapılmasını engellemesi nedeniyle, 657 sayılı Yasa'nın temel ilkeleri olarak belirlenmiş olan kariyer ve liyakat ilkesine ve Genel Yönetmeliğin amacına aykırı olduğundan, kamu yararı ve hizmet gereklerine, üst hukuk normu olan 657 sayılı Yasa'ya aykırı bulunmaktadır.” Denilmektedir. (Ek-1)

 

B) SÖZLÜ SINAV DÜZENLEMESININ IPTALI ISTEMININ GEREKÇELERI:

Huzurdaki davada Genel Yönetmeliğin 8. Maddesinde yer alan “Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere (görevde yükselme suretiyle atanacak personelin ise yazılı sınavda başarılı olmaları gerekir)” ibaresinin,[1]

“SÖZLÜ SINAV” başlıklı 12/A maddesinin “Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro veya pozisyon sayısının beş katma kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.

İlgili personel, sınav kurulunun her bir üyesi tarafından;

a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu.

d) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

e) Genel kültürü ve genel yeteneği,

f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanı tespit edilir. Sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır.” Hükmünün tamamının ve

“BAŞARI SIRALAMASI” başlıklı 12/B maddesinde yer alan “(Başan puanı) şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki diğer kadrolara atanacaklar için sözlü sınav; diğer kadro veya pozisyonlara atanacaklar için (yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir ve kurumların resmi internet sitesinde ilan edilir)” ibaresinin iptali istenmektedir.

Sözlü sınavlarda, objektif kriterlerden çok sübjektif kanılarla değerlendirme yapıldığı, torpil ve adam kayırmanın çok yaygın olduğu, bu sınavların siyasi kadrolaşmanın bir yöntemi olduğu, adayların eşit koşullarda yarışmalarını sağlayan nesnel bir yöntemin uygulanmadığı, sınavın her türlü öznel değerlendirmeye açık olduğu, herkesçe bilinmektedir.

Anayasanın Başlangıç bölümünde; “Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yaralanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu” düzenlenmiştir.

Anayasanın 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmüne yer verilmek suretiyle Cumhuriyetin temel nitelikleri ortaya konulmuştur.

Bu niteliklerin Devleti oluşturan bütün kuvvetler açısından bağlayıcı olduğu, her tür yetki ve sorumluluğun belirlenmesinde ve kullanılmasında bu nitelikler çerçevesinde değerlendirme yapma zorunluluğu bulunduğu açıktır.

Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve işlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı şekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşuludur. Hukuk devleti olmak, yönetilenlere hukuk güvencesi sağlayan bir düzen kurmaktır. Böyle bir düzenin kurulması, yasama ve yargı yetkileriyle yürütme alanına giren tüm işlemlerin hukuk kuralları içinde kalması ile gerçekleşebilir. Bu bağlamda hukuk devleti, her dilediğini yapamayan, kendini hukukla bağlı sayan ve tüm yetkilerinin sınırının hukuksal kurallarla belirlendiği Devlet olduğundan, hukuk devleti ilkeleriyle davaya konu sözlü sınav çelişmektedir.

Diğer yandan, Anayasanın kanun önünde eşitlik başlığı altında düzenlenen 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; “… Devlet organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmektedir.

657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 3/C bendinde liyakat başlığı altında Devlete, kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında memurlarını güvenliğe sahip kılmak yükümlülüğü getirilmiştir.

Siyasal kadrolaşmanın yegâne dayanağı olan sözlü sınavdan yıllardır tüm toplum kesimleri rahatsız olmaktadır. Bu sınav sisteminin kaldırılması için çaba sarf edilmesi gerekirken, dava konusu yönetmelik ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarında sözlü sınav yapılmasına yasal dayanak oluşturulmuştur.

Anayasanın yukarıda yer verilen hükümlerine açık aykırılık taşıyan yasal düzenlemenin genel hukuk kurallarına aykırı olduğu, keyfiyete yer verilmemesi için sınavların oldukça açık ve şeffaf süreçler halinde yaşanması gerekmektedir. Davaya konu düzenleme ile liyakatli olanı seçmeye elverişli şekilde yapılmasını engellediğinden yukarıda zikredilen Anayasal hükümlere ve hukuka uygun davranılmamıştır.

Danıştay’da açılan ve aşağıda birkaçına yer verdiğimiz birçok davada sözlü sınavın çoğunlukla nesnel ölçütlere dayanmadığı için hukuka uyarlık göstermediğine ve iptaline karar verilmiştir.

Danıştay 5. inci Dairesi’nin 1995/799 E. 1996/2430 K. Sayılı ilamında; “ subjektif ölçütlere yer verilmesi idareyi sonuçta kişisel veya siyasi değerlendirme yapmaya yöneltebilecektir. Bu durumda liyakati belirlemede nesnel ölçütlere yer vermek ve böylelikle idareye eşit durumda olanlar arasında liyakatli olanı seçme olanağı tanımaktadır.  Sınav, liyakati belirlemede nesnel bir ölçüttür, ancak tek başına geçerli bir ölçüt sayılmaması gerekir. Sözlük anlamı ile yaraşır olanı saptamak için hizmet süresi, öğrenim, uzmanlık sicil, mesleki eser gibi diğer nesnel ölçütlere de yer verilmesi idareyi yansız davranmaya yöneltecektir.” şeklindeki değerlendirme yapılmıştır. 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 03.02.2006 tarihinde 2005/844 Nolu dosyada verilen kararda sözlü sınavla ilgili olarak; “ …. Danıştay 2. Dairesi 07.10.2005 günü, E:2005/2021 Sayılı kararıyla; kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almaları gerektiğinin idare hukuku ilkelerinden olduğu, bu önlemler arasında hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi hususunun da yer aldığı, anılan personelin ehliyet ve başarısının tesbiti amacıyla meslek içindeki ilerleme ve yükselmelerinde idarelerin genel düzenleme yetkisine dayanarak koşullar belirleyebilecekleri, dava konusu Yönelikte kurum müdür yardımcısı ve üstü görevlere atamaların yapılmasında, kriterlerin objektif olarak belirlendiği, yazılı sınav yapılacağına ilişkin düzenlemenin yanında sınav kapsamı ve değerlendirme esasları belirli olmayan, subjektif değerlendirmelere açık olabilecek sözlü bir sınav yapılmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmesinde hukuka ve hizmet gereklerine uygunluk görülmediği” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Yine, Danıştay İdari Dava Daireleri  Kurulu tarafından 16.03.2006 tarihinde 2006/57 Sayılı dosyada açılan davada; “…yapılacak olan bir sözlü sınavın objektif olduğundan söz edilebilmesi için mesleğin özelliği dikkate alınarak bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren objektif bir yöntemin düzenlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, “mülakat” ve “sözlü sınava” yönelik açılacak davalarda, yargısal denetim de farklılık göstermektedir. …… Sigorta yoklama memuru olarak atanabilmek için yapılacak yazılı sınavdan sonra ikinci aşamayı teşkil eden, sınavın; bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığı ve buna göre değerlendirme esaslarının bir başka anlatımla yapılacak sınavın mülakat mı yoksa sözlü sınav mı olacağının açık, duraksamaya yer vermeyecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.” Şeklindeki değerlendirme yapılmıştır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 2008/774 Esas Sayılı dosyasında bir kaymakam adayının katıldığı sözlü sınavla ilgili verilen kararda; “Sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilecek bir sözlü sınavda, adaylara yöneltilen soruların ve yanıtlarının da kaydedileceği açık olup, bunların ayrıca sözlü sınav komisyon üyeleri tarafından tutanağa bağlanması gerekli bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sözlü sınavda komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulması hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvencenin temini açısından zorunlu ve gereklidir.

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde, sınav öncesinde soruların ve yanıtlarının hazırlanmamış olması, sözlü sınavın sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmemesi, ayrıca komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmaması nedenleriyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”  yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Danıştay 5. Daire 2007/1771 Esas Sayılı dosyasında mülkiye müfettişliği seçme sınavıyla ilgili olarak verilen başka bir kararda; “sözlü sınavda verilen yanıtların, teknolojik olanaklardan yararlanılarak kayıt altına alınması suretiyle, objektif nitelikte incelenip denetiminin yapılmasına olanak tanınması, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi açısından önemli ve yerinde bir uygulama olacaktır.

Davacıya sözlü sınavda hangi soruların sorulduğu, bu sorulara davacı tarafından verilen yanıtlara hangi puanların verildiği gibi hususların açıklığa kavuşturulmadığı, ayrıca davacı hakkında iki müfettiş tarafından hazırlanan değerlendirme raporunun hangi puanla değerlendirildiği de anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davacının sözlü sınav sonucunda kadro sayısı olan ilk 15 kişi arasına giremeyerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali gerekir. “ şeklindeki değerlendirmeye yer verilmiştir.

Dolayısıyla, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde belirlenen en başarılı adaydan başlayarak mesleğe en uygun adayların belirlenmesinin engellenerek keyfiyete ve suiistimale açık ve neredeyse denetimsiz bir şekilde davranılarak hukuka aykırı işlemler oluşturacak dayanak düzenlemenin iptali gerekmektedir.

 

3- TAPU VE KADASTRO GÖREVDE YÜKSELME YÖNETMELİĞİ

 

SÖZLÜ SINAV DÜZENLEMESININ IPTALI ISTEMININ GEREKÇELERI:

Huzurdaki davada 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN;

8. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “Kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda;  diğer görevlere görevde yükselme suretiyle veya unvan değişikliği suretiyle atanacak personelin ” ibaresinin,

8. Maddesinin 5. Fıkrasında yer alanKadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.” düzenlemenin,   

8. Maddesinin 6. Fıkrasında yer alan

Sözlü sınavda ilgili personel, Sınav Kurulunun her bir üyesi tarafından;

a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu,

ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

d) Genel kültürü ve genel yeteneği,

e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanı tespit edilir ve imza altına alınır. Bunun dışında sözlü sınavla ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz  Sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır.” Hükmünün tamamının ve

 

10. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “ Görevde yükselme suretiyle ilan edilen boş kadro sayısı kadar atama yapılmasında başarı puanı esas alınır. Başarı puanı kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu ve kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklar için sözlü sınav diğer kadrolara atanacaklar için yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir” ibaresinin iptali istenmektedir.

 

Yukarıda “sözlü sınav” uygulamasının, Genel Yönetmelikle tesis edilmek istenen kariyer ve liyakate uygun görevde yükselme ilkesine ne denli aykırı olduğu ve niteliksiz, siyasi kadroların atanmasının aracı olarak kullanıldığı ayrıntılı olarak açıklanmış olup, aynı gerekçelerle dava konusu yönetmeliğin sayılan maddelerinin de iptali gerekmektedir.

 

4- YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİMİZİN GEREKÇELERİ:

Dava konusu yönetmeliğin anılan maddeleri ve dayanak yönetmeliğin ilgili maddeleri açıkça hukuka aykırı olup, uygulanması durumunda telafisi imkânsız zararlar doğacaktır. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün ve farklı kurumların bu süre zarfında görevde yükselme sınavı yapmaları halinde, liyakat ve kariyer ilkelerine aykırı atamalar gerçekleşeceği gibi, ilgili maddelerin iptali halinde işlemlerin geri alınması gerekeceğinden çok yüksek bir kamu zararı doğacaktır.

Kamu görevlilerinin geriye dönüşü mümkün olmayan mağduriyet yaşamasının engellenmesi bakımından, bir an önce yürütmenin durdurulması talebimizin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sunulan nedenlerle, İdari Yargılama Usulü Yasasının 27 inci maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmiş olup,  daireniz tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.

 

DELİLLER                               : Ekli belgeler ve her türlü yasal delil.

 

HUKUKSAL NEDENLER         : Anayasa, 657 sayılı DMK, İYUK ve her türlü yasal delil.

 

SONUÇ ve İSTEM                 :  Açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;

 

A) 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN;

  • 8. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “Kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda;  diğer görevlere görevde yükselme suretiyle veya unvan değişikliği suretiyle atanacak personelin ” ibaresinin,
  • 8. Maddesinin 5. Fıkrasında yer alanKadastro müdürü, tapu müdürü, tapu kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.” düzenlemenin,   
  • 8. Maddesinin 6. Fıkrasında yer alan düzenlemenin tamamının,
  • 10. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “ Görevde yükselme suretiyle ilan edilen boş kadro sayısı kadar atama yapılmasında başarı puanı esas alınır. Başarı puanı kadastro müdürü, tapu müdürü, tapu ve kadastro eğitim müdürü, halkla ilişkiler müdürü, bilgi işlem merkezi müdürü ve şube müdürü kadrolarına atanacaklar için sözlü sınav diğer kadrolara atanacaklar için yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir” ibaresinin,

 

Ve bu yönetmeliğin dayanağını oluşturan,

 

B) 15.03.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ ESASLARINA DAİR YÖNETMELİĞİN

  • 2. Maddesinin 2. Fıkrasının (ı) bendinin tamamının,
  • 8. Maddesinde yer alan “Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere” ibaresinin
  • “Sözlü Sınav” başlıklı 12/A maddesinin tamamının,
  • 12/B maddesinde yer alan “şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki diğer kadrolara atanacaklar için sözlü sınav; diğer kadro veya pozisyonlara atanacaklar için” ibaresinin

öncelikle ve ivedilikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve sonrasında İPTALİNE, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederim. Saygılarımla,

           

                                  YAPI YOL SEN VEKİLİ

                                             Av. Çiğdem Tan